İNŞAAT ŞANTİYELERİNDE İSTİHDAM EDİLENLERİN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
- Oktay Tan

- 10 Tem
- 4 dakikada okunur
İnşaat sektörü, hem iş kazaları hem de meslek hastalıkları açısından yüksek risk taşıyan çalışma alanlarından biridir. Bu riskin temel nedeni, şantiyelerdeki faaliyet çeşitliliği, sürekli değişen çalışma ortamı ve ağır iş koşullarıdır.
Bu makalede, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği esas alınarak, inşaat şantiyelerinde çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumaya yönelik temel uygulamalar ele alınmıştır.
Giriş
İnşaat sektörü, ekonomik kalkınmada öncü rol oynamakla birlikte, iş kazalarının en yoğun yaşandığı alanlardan biridir. Yüksekte çalışma, kazı faaliyetleri, ağır iş makineleri, elektrik tesisatları ve taşeron sistemleri, çalışanları pek çok tehlikeyle karşı karşıya bırakmaktadır. Etkin iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları hem çalışan yaşamını korur hem de işverenin verimliliğini artırır.
Şantiyelerde İşe Uygun Personelin İstihdamı
İş sağlığı ve güvenliğinin ilk adımı, işe uygun personel seçimidir. Çalışanların işe giriş sağlık muayeneleri yapılmalı; yüksekte çalışma, vinç operatörlüğü gibi riskli görevlerde sağlık takibi düzenli sürdürülmelidir. Mesleki Yeterlilik Belgesi olmayan kişiler tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalıştırılmamalıdır.
Şantiyelerde İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri
Eğitim, iş kazalarını azaltmada en etkili tedbirlerden biridir; ancak tek başına yeterli değildir. Denetim, risk değerlendirmesi ve yönetim desteğiyle birlikte uygulanmalıdır. İşe başlamadan önce verilmesi gereken eğitimler şunları kapsamalı:
Şantiye sahasındaki riskler
Yüksekte güvenli çalışma yöntemleri
Elektrik güvenliği
Yangınla mücadele
Acil durum prosedürleri
Kişisel koruyucu donanım kullanımı
Çalışanların Sağlık Gözetimi
İşyeri Hekimi, çalışanları işe girişte, iş değişikliğinde, kazadan/hastalıktan sonra işe dönüşte ve düzenli aralıklarla muayene etmelidir. Sağlık raporu olmayan hiçbir çalışan işe başlatılmamalıdır.
Şantiyedeki Risklerin Değerlendirilmesi ve Önleyici Tedbirler

Yüksekten Düşmeler: Korkuluk eksikliği, dengesiz merdivenler ve kişisel koruyucu ekipman kullanılmaması başlıca nedenlerdir. Tam vücut kemer sistemleri, yaşam hatları ve düşme önleme sistemleri kurulmalıdır. Çalışma alanları düzenli tutulmalı, kaygan yüzeyler taşlarla veya çakılla kaplanmalıdır.

Malzeme Düşmeleri: İskelelerde korkuluk ve etek tahtası kullanılmalı, yapıya girişlerde sundurma bulundurulmalı, çalışma alanlarının altına koruyucu ağlar kurulmalı ve tehlikeli bölgeler işaretlenmelidir.

Elektrik Çarpmaları: Ekipmanla çalışmadan önce elektrik hatları belirlenmeli, sadece elektrikçiler değil tüm personel elektrik tehlikeleri konusunda eğitilmeli ve kişisel koruyucu ekipman giyimi zorunlu tutulmalıdır.

Kazılarda Oluşacak Göçüklere Karşı: Hafriyat işlerinde her yıl birçok işçi kazıların göçmesi ya da yeraltındaki gömülü tesisatlara temas nedeniyle yaralanmakta ya da hayatını kaybetmektedir. Bu tehlikeler özellikle derin kazılarda yoğunlaşır; derin kazılar büyük şehirlerde yüksek katlı yapılarda, metro ve AVM inşaatlarında yaygın hale gelmiştir.
Derin kazılarda en kritik nokta, kazı derinliği boyunca oluşacak toprak basınç dağılımının doğru tespit edilmesidir — bu dağılım zeminin cinsine, su durumuna ve çevredeki bina/yol gibi dış yüklere bağlıdır. Basıncı dengelemek için iksa sistemleri kullanılır; en yaygın iki türü çok sıra ankrajlı iksa sistemleri ve ankrajsız konsol olarak çalışan fore kazıklardır. Az derin kazılarda istinat duvarı gibi daha ucuz destekleme sistemleri yeterli olsa da, derin kazılarda bu sistemler güvenlik ve maliyet açısından yetersiz kalır.
Alınması gereken önlemler:
Kazı öncesi, makine ve araçların manevra/park alanları ile hareket alanları belirlenmelidir.
Makine manevraları bir gözetici tarafından yönetilmeli, geri manevralarda sesli ve ışıklı uyarılar çalışır durumda olmalıdır.
Kazı kenarları bariyerlerle çevrilmeli; araç sürücü kabini, devrilme durumunda sürücüyü koruyacak şekilde yapılmalıdır.
Kazının bitişik yapıları etkileyip etkilemeyeceği önceden araştırılmalı, gerekirse destekleme yapılmalıdır.
Yeraltı kabloları, gaz boruları, su ve kanalizasyon hatlarının yerleri belirlenmeli, bunlardan kaynaklanacak tehlikeler asgariye indirilmelidir.
Meskûn mahallerde yapı alanı çevresi uygun malzemeden yapılmış perde ile çevrilmeli, ikaz/uyarı düzenlemeleri yapının bitimine kadar korunmalıdır.

Yangınlar: Elektrik tesisatı yetkili kişilerce kurulmalı ve periyodik kontrol edilmeli, yanıcı malzemeler çalışma alanından uzaklaştırılmalı, yeterli sayıda yangın söndürücü erişilebilir yerlere konulmalı ve düzenli yangın tatbikatları yapılmalıdır.

İş Makineleri Tehlikeleri: Yalnızca eğitimli ve yetkili operatörler kullanmalı, çalışma alanları işaretlenmeli, yaya ve araç yolları ayrılmalı, geri manevralarda ikaz alarmı bulunmalı ve gerekli durumlarda işaretçi görevlendirilmelidir.
Gürültü ve Titreşim Tehlikeleri: Uzun süreli maruziyet işitme kaybı, tinnitus ve el-kol titreşim sendromuna yol açabilir; kişisel koruyucu donanım kullanımı ve düzenli sağlık kontrolleri ile bu riskler azaltılabilir.

Kuvars (Silika) Tozuna Maruz Kalma: Solunabilir silika tozları, akciğerlerde kalıcı hasar oluşturan ve tedavisi olmayan Silikozis hastalığına yol açabilir. Islak çalışma yöntemleri, yerel emiş sistemleri, filtreli maskeler (FFP2/FFP3) ve periyodik akciğer kontrolleri gereklidir.

Tehlikeli Kimyasallar: Çimento tozu, tiner, epoksi reçineler gibi maddeler solunum, cilt teması veya yutma yoluyla sağlık sorunlarına yol açabilir. Her kimyasalın Güvenlik Bilgi Formu bulundurulmalı, uygun depolama ve kişisel koruyucu donanım sağlanmalıdır.

Elle Taşımalarda Oluşacak Tehlikeler: İş organizasyonu, yüklerin elle taşınmasına gerek kalmayacak şekilde ve mümkün olduğunca mekanik sistemler kullanılarak düzenlenmelidir.

Ergonomik Tehlikeler: Tekrarlayan hareketler ve uygunsuz duruşlar kas gerilmesi, bel ağrısı ve tendinit gibi sorunlara yol açabilir. Görev rotasyonu, kaldırma ekipmanı sağlanması ve düzenli molalar bu riskleri azaltır.
Ruh Sağlığı: 6331 sayılı Kanun'a göre ruhsal bütünlüğü bozan olaylar da iş kazası sayılır. Psikososyal riskler risk değerlendirmesine dahil edilmeli, mobbing önlenmeli, stres yönetimi ve tükenmişlik konularında eğitimler verilmelidir.
Şantiyelerde Kişisel Koruyucu Donanımların Kullanımı
Tüm çalışanlar baret giymeli; göreve göre paraşüt tipi emniyet kemeri, çelik burunlu ayakkabı, toz/gaz maskesi, yağmurluk ve çizme gibi donanımlar ücretsiz sağlanmalı ve doğru kullanımı düzenli saha denetimleriyle takip edilmelidir.
Şantiyelerde Denetim ve Güvenlik Kültürü
Düzenli saha denetimleri, tehlikelerin erken tespiti ve düzeltici çalışmaların zamanında yapılması için kritiktir. Güvenlik kültürünün işveren, yönetici ve çalışanlar tarafından ortak bir değer olarak benimsendiği şantiyelerde iş kazalarının önemli ölçüde azaldığı görülmektedir.
Sonuç
İnşaat şantiyelerinde iş sağlığı ve güvenliği; işe uygun personel istihdamı, düzenli eğitim, risk değerlendirmesi, kişisel koruyucu donanım kullanımı ve sürekli denetim mekanizmaları ile büyük ölçüde sağlanabilir. Güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak işverenlerin, yöneticilerin ve çalışanların ortak sorumluluğudur. İş sağlığı ve güvenliğine yapılan her yatırım, insan hayatına ve üretim kalitesine yapılan bir yatırımdır.



Yorumlar