Konaklama Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin Risk Değerlendirmesi Nasıl Yapılır?

Özet
Turizm sektörü, Türkiye ekonomisinin önemli hizmet alanlarından biridir. Turizm sektörünün önemli bir bölümü olan "Konaklama" iş kolu ise farklı meslek gruplarının aynı ortamda çalıştığı, 24 saat kesintisiz hizmet veren ve birçok farklı tehlikeyi bünyesinde barındıran işletmelerdir. Bu sektörde; kat hizmetlerinde, mutfakta, çamaşırhanede, teknik bakımda, güvenlikte, resepsiyonda, havuz ve spa gibi birimlerde çalışan personel; fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve psikososyal risklere maruz kalmaktadır. Yapılan bir araştırmada¹ otel konuklarının konforun yanı sıra otelde çalışanların yaptığı iyi hizmete de değer verdiği gösterilmiştir. Otel çalışanlarının yüksek düzeyde hizmet sunmasını sağlamak için, hem konuklarla temas halinde olanlar hem de perde arkasında çalışanlar için oteldeki iş risklerini azaltmak önemlidir. Bu, çalışanın sağlığını korumaya ve verimliliklerini artırmaya yardımcı olacak, böylece hizmet kalitesini iyileştirecek ve personel değiştirme maliyetlerini düşürecektir.
Bu sektörde temel amaç, riskleri kabul edilebilir bir düzeyde tutarak çalışanları ve konukları olası zararlardan korumaktır. Konaklama sektöründe iş sağlığı ve güvenliği risk değerlendirmesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak amacıyla otelin her bölümünün ayrı ayrı incelenerek potansiyel tehlikelerin belirlenmesi sürecidir. Diğer bir anlatımla risk değerlendirmesinin temel amacı, kaza meydana geldikten sonra nedenini araştırmak değil, kaza meydana gelmeden önce tehlikeyi belirlemek ve gerekli önlemleri almaktır. Bu bakımdan risk değerlendirmesi, yalnızca bir form doldurma veya dosya hazırlama işi olarak görülmemelidir.
Bu makale, konaklama sektöründe yapılan risk değerlendirmesinin yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumaya ve hizmet kalitesini artırmaya yönelik yönetim aracı olacağına inanılarak kaleme alınmıştır.
Anahtar Kelimeler: İş sağlığı ve güvenliği, konaklama sektörü işletmeleri, risk değerlendirmesi, turizm sektörü, iş kazaları, meslek hastalıkları.

Giriş
Konaklama sektöründe çalışan kişi, basit düşme riskine maruz kalmanın yanı sıra şiddet ve taciz gibi tehlikelerle de daha fazla karşı karşıya kalır. ILO'ya göre, konaklama sektöründe (oteller, tatil köyleri, pansiyonlar, apart oteller, misafirhaneler, hosteller vb.) tam zamanlı çalışan başına 100 kişide 4,3 yaralanma vakası görülmüştür. Bu oran, tüm özel sektörlerin genel oranı olan 3,1'den daha yüksektir². Bu sektördeki insanlar, fiziksel tehlikelerden kas-iskelet sistemi yaralanmalarına kadar çeşitli işyeri tehlikeleriyle karşı karşıyadır ve bu yaralanmalar derhal ele alınmadığında kronik hale gelebilir.
Konaklama sektörü; milyonlarca insana istihdam sağlayan ve çalışma koşulları bakımından birçok farklı riski bir arada barındıran dinamik bir sektördür. Bu sektör; konaklama hizmetinin yanında yiyecek-içecek, teknik bakım, eğlence, temizlik, güvenlik ve sağlık gibi çok sayıda faaliyetin eş zamanlı yürütüldüğü karmaşık işyerlerini barındırır.
Bu çeşitlilik, çalışanların farklı tehlikelerle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Özellikle çalışanların;

Islak zeminler nedeniyle kayma ve düşmeleri,
Mutfaklarda kesici-delici alet yaralanmaları,
Kimyasal temizlik maddelerine maruz kalmaları,
Ağır yük kaldırma ve tekrarlayan hareketlere bağlı kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları (bel ve sırt ağrısı, karpal tünel vb.),
Vardiyalı çalışma nedeniyle oluşan yorgunluk ve stres,
Yangın ve elektrik kaynaklı tehlikeler
konaklama sektöründe sık karşılaşılan riskler arasında yer almaktadır.
Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği yönetiminin temelini oluşturan risk değerlendirmesi, tehlikelerin önceden belirlenmesi ve gerekli kontrol önlemlerinin planlanması açısından kritik öneme sahiptir.
Konaklama Sektöründe Risk Değerlendirmesinin Amacı Nedir?
Konaklama sektörüne dahil işletmelerde (oteller, tatil köyleri, pansiyonlar, apart oteller, misafirhaneler, hosteller vb.) risk değerlendirmesi, yalnızca yasal bir zorunluluk değil; çalışanların, konukların ve işletmenin güvenliği için temel bir yönetim aracıdır. Risk değerlendirmesinin temel amacı:
İş kazalarını önlemek,
Meslek hastalıklarını azaltmak,
Tesislerde yangınları önlemek,
Konukların güvenliğini sağlamak,
Tesislerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmek,
İş sürekliliğini ve hizmet kalitesini artırmaktır.
Bu sektördeki işletmelerde yapılacak etkin bir risk değerlendirmesi ile tehlikeler ortaya çıkmadan önce kontrol altına alınabilir ve reaktif yaklaşımdan proaktif güvenlik kültürüne geçiş sağlanabilir.
Konaklama Tesislerinde Risk Değerlendirmesi Neden Yapılmalı ve Risk Değerlendirme Ekibinde Kimler Yer Almalıdır?

Konaklama tesislerinde yalnızca çalışanlar değil, her yaştan ve farklı sağlık durumuna sahip binlerce konuk da bulunmaktadır. Bu bakımdan öncelikle, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince konaklama sektöründe risk değerlendirmesi yapılması zorunludur. Konaklama sektöründe risk değerlendirmesi, çalışanların ve konukların güvenliğini sağlamanın yanı sıra işletmenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi, ekonomik kayıpları önlemesi ve kurumsal itibarını koruması açısından vazgeçilmez bir süreçtir. Etkin bir risk değerlendirmesi; tehlikelerin sistematik olarak belirlenmesi, risklerin analiz edilmesi, uygun kontrol önlemlerinin uygulanması ve bu sürecin düzenli aralıklarla gözden geçirilmesiyle mümkün olur. Böylece konaklama işletmeleri daha güvenli, daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir bir çalışma ve hizmet ortamı oluşturabilir (Bkz: Ek.1).
Buna göre işletmeler (yönetim);
Risk değerlendirmesi yapmak,
Riskleri güncellemek,
Riskler konusunda çalışanları bilgilendirmek,
Tespit edilen risklere karşı koruyucu önlemleri alıp uygulamakla yükümlüdür.
Aksi durumda konaklama tesisi yönetimi, idari yaptırımlar ve hukuki sorumluluklar ile karşı karşıya kalabilir.
Risk değerlendirmesi yapıldığında; yangın güvenliği, kaygan zeminlerin önlenmesi, havuz güvenliği, asansör güvenliği, gıda güvenliği ve çocuk oyun alanlarının güvenliği gibi konular kontrol altına alınmış olur.
Risk değerlendirmesi sonucunda alınan önlemlerle; iş kazalarının sayısı azalır, meslek hastalıklarının oluşması önlenir, kayıp iş süreleri düşer ve çalışanların motivasyonu artar.
Konaklama tesislerinde çok sayıda kişinin aynı anda bulunması nedeniyle yangın riski büyük önem taşır. Nitekim Türkiye'yi derinden sarsan 21 Ocak 2025'teki Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Oteli yangını bu konuda akla gelen en acı örnektir. Bu felaket yalnızca bir otel yangını değil; aynı zamanda yangın güvenliği, acil durum yönetimi, denetim sorumluluğu ve insan hayatının korunması konularında can kaybı (78 kişi; bunların 34'ü çocuk) ciddi sorular doğuran bir iş güvenliği ve kamu güvenliği olayıydı. Bu olaydan çıkarılacak en önemli sonuç, iş güvenliğinde ihmalin bedelinin bazen para cezası değil, geri getirilemeyecek insan hayatları olduğudur.
Bu bakımdan konaklama tesislerinde yangın merdivenleri ve kaçış yolları güvenli ve kullanılabilir olmalı, yangın söndürme sistemleri düzenli kontrol edilmeli, personel gece saatleri de dâhil olmak üzere acil durumlara hazırlıklı olmalı ve denetim yalnızca belgelerin incelenmesiyle sınırlı kalmamalı; gerçek güvenlik koşulları da değerlendirilmelidir. Bunların yapılması, olası can kayıplarının önlenmesine yardımcı olur.
Öte yandan konaklama tesislerindeki mutfaklarda gıda zehirlenmeleri, çapraz bulaşma³, yanıklar, kesikler ve gaz kaçakları gibi riskler bulunduğundan risk değerlendirme

si ile bu tehlikelerin de kontrol altına alınması sağlanmış olur.
Risk değerlendirmesinin yapılmaması sonucu meydana gelen ciddi bir iş kazası, yangın çıkması ve/veya konukların yaralanması; konukların memnuniyetini azalttığı gibi medya ve sosyal medyada olumsuz etki yaratır. Bu da rezervasyonların azalmasına, tazminatlara, tedavi giderlerine, sigorta maliyetlerinin artmasına ve faaliyetlerin aksamasına gibi önemli maliyetlere neden olabilir.
Bu nedenle konaklama tesisinin her bölümünün risk değerlendirmesi, farklı disiplinlerin katkısıyla hazırlanmalıdır. Ekipte başta konaklama tesisinin işvereni veya işveren vekili olmak üzere şu kişiler yer almalıdır:
İş güvenliği uzmanı
İşyeri hekimi
İnsan kaynakları yöneticisi
Kat hizmetleri sorumlusu
Mutfak şefi
Teknik servis müdürü
Güvenlik amiri
Çalışan temsilcisi
Destek elemanı (yangın, ilk yardım ve tahliye ekiplerinden)
Bu kişilerin risk değerlendirme sürecine katılımı, işletmedeki gerçek risklerin belirlenmesinde önemli katkı sağlar.
Risk Değerlendirmesi Hangi Bölümleri Kapsamalı?
Konuk alanlarıyla sınırlı kalmamak kaydıyla risk değerlendirmesi; resepsiyon, kat hizmetleri, çamaşırhane, mutfak ve restoran, bar, teknik servis, kazan dairesi, jeneratör-hidrofor, asansörler, depo, otopark, havuz-SPA ve personel alanları (yatakhane varsa) için ayrı ayrı ele alınır. Konukların da etkilenebileceği riskler (asansör, kaygan zemin, yangın tahliyesi) her bölümde ayrıca değerlendirilir.
Risk Değerlendirme Sürecinin Aşamaları Nelerdir?
Konaklama sektöründe risk yönetimi ve önleme konusunda detaylı süreç aşağıdaki aşamaları içermektedir:
Konaklama tesisinin tanımlanması
Faaliyetlerin belirlenmesi
Çalışma alanlarının sınıflandırılması
Tehlikelerin belirlenmesi
Risklerin analiz edilmesi
Risklerin önceliklendirilmesi
Önleyici önlemlerin oluşturulması
Sorumluların atanması
Uygulamanın izlenmesi ve tehlikelerin periyodik olarak gözden geçirilmesi
Bu süreç, sürekli iyileştirme anlayışıyla düzenli olarak güncellenmelidir.
Konaklama Sektöründeki Tehlike Kaynakları Nerelerdedir?
a. Fiziksel Tehlikeler
İşletmede ve eklentilerinde fiziksel tehlikeler, en sık görülen iş kazalarının başlıca nedenleri arasındadır. Özellikle kayma, düşme, elektrik çarpması, yangın, gürültü, sıcak-soğuk ortamlar ve mekanik iş ekipmanlarından kaynaklanan riskler hem çalışanların hem de konukların güvenliğini etkiler.
Bölüm | Tehlikeler |
Resepsiyon | Islak ve kaygan zeminler, elektrik kabloları, yoğun insan trafiği nedeniyle çarpışmalar ve uzun süre ayakta çalışma |
Kat Hizmetleri | Islak zemin, merdiven kullanımı, temizlik arabalarının kontrolsüz hareketi ve yetersiz aydınlatma |
Mutfak | Sıcak yüzeyler, kaygan zemin, gürültü, buhar ve kesici ekipmanlar |
Çamaşırhane | Sıcak ve nemli ortam, gürültü, buhar, döner makineler |
Teknik Servis | Elektrik riski, gürültü, titreşim, yüksekte çalışma ve basınçlı ekipmanlar |
Havuz ve SPA | Islak zemin, kayma ve düşme, elektrikli ekipmanlar ve sıcak buhar |
Otopark | Araç çarpması, yetersiz aydınlatma, egzoz gazı birikimi ve kaygan zemin |

b. Kimyasal Riskler
Konaklama sektöründe kimyasal riskler; özellikle temizlik, dezenfeksiyon, çamaşırhane, mutfak, havuz ve teknik servis faaliyetlerinde yoğun olarak görülmektedir. Kimyasalların yanlış seçimi, uygunsuz depolanması, bilinçsiz kullanımı veya birbirleriyle karıştırılması; çalışanlar ve konuklar açısından ciddi sağlık sorunlarına, yangın ve patlama risklerine yol açabilir.
Bölüm | Tehlikeler |
Kat Hizmetleri | Kimyasal yanıklar, solunum yolu tahrişi, alerjik reaksiyonlar ve göz yaralanmaları |
Mutfak | Yağ çözücüler, fırın temizleyiciler, bulaşık makinesi deterjanları ve dezenfektanlar |
Çamaşırhane | Kimyasal alerjiler, solunum yolu tahrişi ve cilt hastalıkları |
Havuz | Klor gazı oluşumu, kimyasal yanık ve solunum problemleri |
Teknik Servis | Yangın, patlama, solunum yolu hastalıkları ve cilt teması sonucu tahriş |

c. Biyolojik Riskler
Konaklama sektöründe biyolojik tehlikeler, özellikle gıda hazırlama, oda temizliği, çamaşırhane, havuz, spa ve ortak kullanım alanlarında yoğunlaşmaktadır. Bu riskler yalnızca çalışanların sağlığını değil, konukların güvenliğini ve işletmenin itibarını da doğrudan etkiler.
Bölüm | Tehlikeler |
Kat Hizmetleri | Kullanılmış çarşaf ve havlulardaki mikroorganizmalar; kan ve vücut sıvıları ile kirlenmiş yüzeyler; banyo ve tuvaletlerde bakteri ve mantarlar; çöp toplama sırasında mikroorganizmalara maruziyet |
Mutfak ve Restoran | Çiğ et, tavuk, balık ve yumurta kaynaklı bakteriler; çapraz bulaşma; bozulmuş gıdalar; personel hijyeninin yetersiz olması |
Çamaşırhane | Kirli çamaşırlarda bulunan mikroorganizmalar; kan ve vücut sıvılarıyla kirlenmiş tekstiller; küf oluşumu |
Havuz ve SPA | Yetersiz klorlama; bakteri ve mantar gelişimi; Lejyonella⁴ riski; ayak mantarı gibi bulaşıcı enfeksiyonlar; iş alanlarının düzenli dezenfeksiyonu |
Atık Yönetimi | Organik atıklarda bakteri üremesi; kemirgen ve böceklerin çoğalması; kötü koku ve kontaminasyon |
d. Ergonomik Riskler

Konaklama sektöründe ergonomik tehlikeler; çalışanların işlerini yaparken vücut yapılarına uygun olmayan çalışma koşulları, tekrarlayan hareketler, ağır yük kaldırma, uygunsuz duruşlar ve yetersiz çalışma ortamı nedeniyle kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına yol açabilecek risklerdir. En sık görülen meslek hastalıklarının başında bel ve boyun ağrıları, omuz rahatsızlıkları, diz problemleri, el-bilek hastalıkları ve kas-iskelet sistemi yaralanmaları gelmektedir.
Bölüm | Tehlikeler |
Kat Hizmetleri | Yatak yaparken sürekli eğilme, yatak ve şilteleri kaldırma; banyo temizliği sırasında çömelme ve ağır çamaşır torbalarının taşınması; temizlik arabasının itilmesi; sürekli kol uzatma hareketleri |
Mutfak | Ağır tencerelerin kaldırılması; uzun süre ayakta çalışma; sürekli doğrama işlemleri; tekrarlayan kol hareketleri; eğilerek alt dolaplardan malzeme alma |
Restoran ve Servis | Ağır servis tepsileri taşıma; uzun süre yürüme; sürekli ayakta çalışma; masa ve sandalyeleri düzenleme |
Çamaşırhane | Islak çamaşırların taşınması; çamaşır makinelerine eğilerek yükleme; ütüleme sırasında uzun süre ayakta ve aynı pozisyonda çalışma |
Resepsiyon | Uzun süre bilgisayar kullanımı, boynun sürekli ekrana dönük olması ve ayakta karşılama görevi |
Teknik Servis | Dar alanlarda çalışma, ağır ekipman kaldırma, merdiven üzerinde çalışma ve diz çökerek bakım yapma |
e. Psikososyal Riskler

Konaklama sektöründe psikososyal tehlikeler; işin organizasyonu, çalışma koşulları, yönetim anlayışı, kişiler arası ilişkiler ve konuklarla etkileşimler nedeniyle çalışanların ruhsal, sosyal ve fiziksel sağlığını olumsuz etkileyebilecek risklerdir. Bu tehlikeler; stres, tükenmişlik sendromu⁵, kaygı, depresyon, iş doyumsuzluğu ve iş kazaları gibi sonuçlara yol açabilir.
Bölüm | Tehlikeler |
Resepsiyon | Sürekli konuklarla yüz yüze iletişim; şikâyet ve kriz yönetimi; yoğun giriş-çıkış saatleri; uzun süre ayakta çalışma |
Kat Hizmetleri | Oda hizmeti yetiştirme baskısı; fiziksel yorgunluk; personel eksikliği |
Mutfak | Sipariş yoğunluğu; sürekli zaman baskısı; sıcak çalışma ortamı; yönetici baskısı |
Restoran Servisi | Sürekli ayakta çalışma; bahşiş baskısı; zor konukların ve tedarikçilerin davranışları; yoğun servis temposu |
Teknik Servis | Acil arızalara müdahale baskısı; gece çağrıları; sorumluluk yükü; zaman baskısı |
Özetle, risk değerlendirmesinde yukarıda sayılan tehlikelerin sistematik olarak belirlenmesi ve kontrol altına alınması büyük önem taşır.
Konaklama Sektöründeki Tehlike Kaynaklarına Kimler Maruz Kalır?
Konaklama sektöründe bulunan tehlike kaynakları yalnızca çalışanları değil, işletme içinde bulunan tüm kişileri etkileyebilir. Bu nedenle risk değerlendirmesi yapılırken, tehlikelere maruz kalabilecek tüm kişi grupları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

1. Çalışanlar
Tehlikelere en fazla maruz kalan grup çalışanlardır. Çalıştıkları bölüme göre farklı risklerle karşılaşırlar.
Çalışan Grubu | Maruz Kalınan Riskler |
Resepsiyon görevlisi | Uzun süre ayakta veya oturarak çalışma; psikososyal stres; elektrik ekipmanları; kayma ve düşme riskleri |
Kat hizmetleri görevlisi | Ağır kaldırma ve taşıma; kimyasal temizlik maddeleri; ıslak zeminler; biyolojik etkenler; ergonomik zorlanmalar |
Mutfak personeli | Kesici ve delici aletler; sıcak yüzeyler; buhar ve sıcak yağ; gaz ve yangın riski; kimyasal temizlik ürünleri |
Restoran ve servis personeli | Kaygan zeminler; ağır servis tepsileri; sürekli ayakta çalışma; konuklardan ve tedarikçilerden kaynaklı stres |
Çamaşırhane personeli | Sıcak ve nemli ortam; kimyasal deterjanlar; gürültü; ağır yük taşıma |
Teknik servis personeli ve güvenlik personeli | Mekanik riskler; kimyasallar; şiddet ve saldırı riski; gece çalışması; psikolojik baskı; acil durumlara müdahale |
Havuz, SPA ve animasyon personeli | Kaygan zemin; kimyasal maddeler; güneş ve sıcaklık; havuz ekipmanları |
2. Konuklar
Otellerde çalışanlardan sonra en fazla risk altında bulunan grup konuklardır. Maruz kalabilecekleri tehlikeler; kaygan zeminlerde düşme, yangın, elektrik arızaları, asansör arızaları, havuz kazaları, gıda zehirlenmesi, balkon ve merdiven kazaları ve lejyonella gibi su kaynaklı enfeksiyonlardır. Özellikle yaşlılar, çocuklar ve engelli konuklar daha yüksek risk altındadır.
3. Alt İşveren (Taşeron) Çalışanları
Otellerde birçok hizmet dış kaynak kullanımıyla yürütülmektedir. Örneğin; temizlik firmaları, güvenlik firmaları, bahçe bakım ekipleri, havuz bakım firmaları, klima bakım ekipleri, asansör bakım firmaları, inşaat ve tadilat ekipleridir.
Bu çalışanlar hem kendi yaptıkları işten hem de konaklama tesislerinin mevcut risklerinden etkilenebilirler.
4. Stajyerler ve Çıraklar
Özellikle turizm liseleri ve üniversitelerden gelen öğrenciler; deneyimsizlik, eğitim eksikliği ve riskleri tanımama nedenleriyle iş kazalarına daha açık olabilirler.
5. Dış Ziyaretçiler
Konaklama tesisine gelen toplantı katılımcıları, organizasyon ekipleri, resmî denetim görevlileri ve aile ziyaretçileri de işletmedeki fiziksel ve çevresel tehlikelerden etkilenebilir.
6. Tedarikçiler
Mal teslimatı yapan kişiler; depolarda yük düşmesi, forklift trafiği, kaygan zeminler ve manuel taşıma işleri gibi risklerle karşılaşabilir.
7. Bakım-Onarım Ekipleri
Bakım çalışmaları sırasında elektrik çarpması, yüksekten düşme, kaynak işleri, kapalı alan çalışmaları ve yangın riski gibi yüksek riskli faaliyetler söz konusudur.
8. Acil Durum Ekipleri
Yangın veya diğer acil durumlarda görev alan yangın söndürme ekibi, arama-kurtarma ekibi, ilk yardım ekibi ve tahliye ekibi normal çalışanlardan daha yüksek risk altında olabilir.
9. Hassas Gruplar
Risk değerlendirmesinde hamile çalışanlar, emziren çalışanlar, engelli çalışanlar, kronik hastalığı bulunan çalışanlar, genç çalışanlar, yaşlı çalışanlar ve geçici işçiler ayrıca değerlendirilmelidir.
Sonuç
Konaklama sektöründeki işletmeler (oteller, tatil köyleri, pansiyonlar, apart oteller, butik oteller, termal tesisler vb.), çok sayıda farklı faaliyet alanını aynı çatı altında bulunduran karmaşık işletmelerdir. Bu nedenle risk değerlendirmesi yalnızca bir mevzuat yükümlülüğü olarak değil, ekonomik kayıpları önlemesi ve işletmenin kurumsal itibarını koruması açısından vazgeçilmez bir süreçtir. Etkin bir risk değerlendirmesi; tehlikelerin sistematik olarak belirlenmesi, risklerin analiz edilmesi, uygun kontrol önlemlerinin uygulanması ve bu sürecin düzenli aralıklarla gözden geçirilmesiyle mümkün olur (Bkz: Ek.1 Örnek Risk Tespit Listesi).
Böylece konaklama tesisleri daha güvenli, daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir bir çalışma ve hizmet ortamı oluşturabilir. Bu itibarla, konaklama sektöründeki tesislerin her bölümünün kendine özgü riskleri dikkate alınmalı, çalışanların katılımı sağlanmalı ve belirlenen önlemler düzenli olarak gözden geçirilmelidir. Özellikle:
Son kullanma tarihi geçmiş ürünler gibi olası riskler bulunduğundan, gıda işleme ve gıdaların doğru şekilde saklanması zorunlu olup gıda güvenliğine önem verilmelidir.
Elektrikli pişirme, temizlik ve bakım iş ekipmanları, özellikle yoğun ortamlarda kullanıldığında risk oluşturabileceğinden periyodik bakım ve onarımı yapılmalıdır.
Gazlı ocak, fırın veya diğer iş ekipmanlarının ve sistemlerin iyi bakımının yapılması ve personelin bunların kullanımı konusunda uygun eğitiminin sağlanması gerekir.
Yangın güvenliği planına sahip olmanın yanı sıra, yangın merdivenlerinin mümkün olduğunca erişilebilir ve bakımlı olması sağlanmalıdır.
Konaklama tesislerindeki odaların bir sonraki konuklar gelmeden önce düzgün bir şekilde temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi hayati önem taşıdığından oda hijyeni sağlanmalıdır.



Yorumlar